Modern teknolojinin ve yaşamın
negatif etkilerinden biri maalesef kişisel
verilerin çalınması durumudur. Küçük ya da büyük fark etmeksizin sadece
firmaların değil bireylerin de hemen her an, her platformda kişisel veri
hırsızlığı ile bilgilerinin çalınması korkutucu düzeydedir. Hukuka aykırı bu
durumun kanunda cezası iki ila dört yıl arası hapis olarak belirlenmiştir. Ne
yazık ki caydırıcı bir süreç değildir. Her geçen gün daha fazla kişisel veri
hırsızlık olayları ile karşılaşılmaktadır.
Kişisel Veri Nedir?
Şikâyet süresi olmayan kişisel
veri hırsızlığında daha hızlı sonuç alabilmek adına elbette şikâyet için
beklenmemelidir. İnsanların bu konuda bilgilendirilmesi mühimdir. Peki, kişisel veri nedir? Neden bu kadar
önemli ve dikkat edilmesi gereken konu nedir? Kişisel veri, kimliğe sahip olan
ve kimliği geçerli olan her kişinin her türlü bilgisini içermektedir. Bu
bilgiler hayati değere sahiptir. Bu amaçla KVKK ayarlamaları yapılmıştır.
KVKK nedir?
KVKK bir kısaltmadır ve Kişisel
Verilerin Korunması Kanunu olarak geçer. Bu kanun ile birlikte kişiye,
işletmelere vb. dair her türlü bilgi koruma altına alınmaktadır. Her türlü
hırsızlık neticesinde gerekli cezai işlemler başlatılmaktadır. Resmi işlemler
yapılırken insanlar mutlaka KVKK ibaresinin olup olmadığına dikkat
etmelidir.
Kişisel Verilerimizi Nasıl Çalıyorlar?
Kişisel veriler, bir kişiye ait
bilgilerin tümüdür. Pasaporttan kimliğe, tapu gibi resmî bilgilerden banka
hesaplarına kadar her şeyi kapsamaktadır. Bu nedenle kişisel verinin çalınması, kişisel verinin ele geçirilmesi, üçüncü
şahıslara satılması kanunen suçtur. Verilerin çalınması için hırsızlar modern
teknolojiye dair her alanı kullanabilmektedir. Alışveriş ve oyun siteleri,
telefon mesajları, mailler, kargo dolandırıcılığı ile farklı türlerde
hırsızlığı gerçekleştirmektedirler. Siber suçlara giren veri hırsızlığında
kişinin güvenini kazanacak, acındırma duygularını harekete geçirecek, bir anlık
boşluktan yararlanılabilecek ve özellikle yaşlılıktan faydalanılacak şekilde
harekete geçmektedirler.
Sosyal Mühendislik Nedir?
Sosyal mühendislik tehditleri kişisel verilerin çalınması için
oldukça gerçekçi seçenekler yaratmaktadır. Sosyal mühendislik, siber
suçlularının her türlü uygulamış olduğu psikolojik saldırıdır. İnsanların kendi
isteğiyle bilgilerini sunmasını, suçluların istediği şekilde davranılmasını
sağlayan aktiviteleri içermektedir.
Sorumluluk içeren, duygusal
şantaj, dolandırıcılıkla, aldatıcı ya da tehditkâr mesajlarla, toplumsal
olayları bahane ederek kişilerin duygusal açığını yakalayarak kişisel
bilgilerini vermelerini sağlamaktadır. En ufak bir konuda dahi açığı olan,
emekli ya da yaşlı olan, toplumsal olaylara karşı vicdan barındıran kişiler
sıklıkla hedef alınmaktadır. Güven, korku, telaş, savaş, çocuklarla alakalı her
konuda sosyal mühendislik kişisel veri hırsızlığının en üst noktasıdır.
Kişisel Verileri Koruma Yöntemleri
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu haricinde, insanların,
şirketlerin, ailelerin kişisel veri
güvenliği sağlaması için de dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır.
Ne olursa olsun kimlik ve banka bilgileri hiçbir şekilde, hiçbir yerde
paylaşılmamalıdır. Her gelen telefon mesajındaki, maillerdeki linklere
tıklanılmamalıdır. Bankadaki hesap durumları, internet, telefon hattı gibi
sözleşmeler, tapu vb. resmî konularda kesin bilgi kişilerde olmalıdır. Böylece
sözleşme bitişi ile tapu devri ile vs. konularda telefon, mesaj gelmesi hâlinde
direkt iletişim sonlandırılabilir.
İnternetten alışveriş yaparken,
sanal para kullanırken, topluma açık alanlarda iletişim bilgileri paylaşılırken
gizliliğin korunması önemlidir. Telefonlara, bilgisayarlara virüs programları
vb. uygulamalar yüklenerek zararlı kişilerin uzaklaştırılması sağlanabilir.
Teknoloji çağının faydaları kadar
zararı da bulunmaktadır. Bu nedenle teknolojiden anlamak da yine kişisel
verilerin korunması adına mühim bir konudur. Sırf bu nedenle özellikle
teknoloji ile bağı olmayan, yaşlıların, hasta insanların peşine düşen suçlular
bulunmaktadır. Manipülasyondan, kandırmacalardan, şantajlardan, sahte
sözleşmelerden uzak durulmalıdır. Çocukların internete erişimine sınırlama
getirilmelidir. Şüphelenilen en ufak durumda mutlaka polise başvurulmalıdır.